Archive for February, 2009
Posted in February 15th, 2009
Serleştirilebilir çeliklerde, kimyasal bileşimini değiştirmeksizin malzemenin yanlızca cidarını sertleştirme sıcaklığına ısıtmak suretiyle, yüzey sertleştirmesi yapılabilir.Isıtma, ötektoidaltı çeliklerde Ac3 ve nadiren kullanılan ötektoidüstü çeliklerde ise Ac3 sıcaklığının üzerine kadar yapılır.Yanlızca yüzey ısıtılır ve çekirdek ısınmadan ani soğutma yapılır. Isıtmanın kısa zaman içerisinde yapılması ve derhal ani soğutmaya geçilmesiyle, sertliğin cidarda ince tabaka halinde sınırlandırılması mümkün [...]
continue reading.....
Posted in February 15th, 2009
Yapı parçaları olarak genellikle düşük karbonlu çelikler kullanılır.bunlar sünek, fakat sertleştirilemez karakterdedir. Su verme sırasında hemen hemen hiç sertleşmezler, ancak akma sınırları yüksektir.Bu çelikler, karbon miktarı % 0,2 ‘nin altında olan sementasyon çelikleridir.
Yüzey kısımlarının karbon miktarının % 0,8 olması ve böylece sertleşebilir hale gelmesi için, önce karbon emdirilir(difüzyon yoluyla). Sementasyon işlemi buna göre iki kademede [...]
continue reading.....
Posted in February 15th, 2009
Gaz formundaki bir kimyasal bağlantının katı formda reaksiyon ürünü olarak çöktürülmesi yada bir başka madde üzerinde ayrıştırılması nedeniyle oldukça fazla öneme sahip bir prosestir.Konstrüksiyon elemanlarının ve takımların aşınmadan korunması için sert metal karbür,nitrür ve borür gibi belirli metal olmayan yada metal bağlantıları kaplama olarak malzemeye bağlanabilesi özel anlam taşır.
continue reading.....
Posted in February 15th, 2009
Günümüzde alüminyumlama olarak püskürtme, daldırma ve toz alüminyumlama yöntemleri kullanılmaktadır.Bu yöntemlerde alüminyum difüzyonu ile genellikle çok düşük nüfuz derinliğine ulaşılabilmektedir.Alüminyumlamanın özel bir uygulaması, silisyumlamada olduğu gibi gaz akımında yapılanıdır.Bu yöntemde 11000 C gibi yüksek sıcaklıkta, sıvı alüminyum üzerinden klor geçirilir ve oluşan alüminyum klorür bu sıcaklıkta parçaya sevk edilir.Alüminyumklorür buharının üretimi, parçanın da içinde bulunduğu [...]
continue reading.....
Posted in February 15th, 2009
Silisyumlamada gaz fazındaki silisyum, 110-1200 0 C de çelik yüzeyine nüfüz ettirilir.Yüzeydeki silisyum miktarı, %14 ‘e kadar ulaşabilir.Silisyumlama işlemi, silisyumlanacak parçaların silisyumkarbür ve silisyumklorür içerisinde paketlenmesiyle yapılır.Yüksek sıcaklıkta kapalı hacim içerisinde klor ve hidrojen parça üzerinden geçirilir.Çelikteki mevcut karbon, silisyumun grafit yapıcı etkisinden dolayı temper kömürü olarak ayrışır.Silisyum içeren tabaka , aşınmaya karşı dayanımı yükseltmesinin [...]
continue reading.....
Posted in February 15th, 2009
Çelik yüzeyine kromun difüzyonu en iyi şekilde gaz ortamda yapılabilir, ancak sıvı ve katı krom verici ortamlarda kullanılmaktadır.Kromlama daha çok krom krolür ve kromjodid ile yapılır. 1000-1200 0 C de nüfüz ettirilen krom, yüzeyde %30 a kadar zenginleşir. %12 krom içeren tabaka kalınlığı, genellikle 0,1mm civarında olur. Kromun karbonla kromkarbür oluşturmasını engellemek için, düşük karbonlu [...]
continue reading.....
Posted in February 15th, 2009
Çeliğin yüzeyinde sementasyonda karbon,nitrasyonda azot zenginleştirmesine benzer olarak borlama işleminde çelik yüzeyinde bor zenginleştirmesi yapılır.
Borlama için, bugüne kadar pratikte sıvı ve katı borlama maddeleri kullanılmıştır.Sıvı borlama maddesi olarak kullanılan ergitilmiş borax yada ilaveler içeren diğer tuzlardan, genellikle borkarbürmeydana getirilir.Doğru akımın kullanılmasıyla (elektrolitik borlama),borlama etkisi yükseltilebilir.Daha çok borax ve diğer katkılar içeren katı borlama maddeleriyle de [...]
continue reading.....
Posted in February 11th, 2009
Dağıtım güçlükleri nedeniyle, kaynağına yakın alanlarda kullanılsa bile, kömür Avrupa’da asırlardır kullanılıyordu. Kıyı taşıtları ile bir kısım kömürün ‘deniz kömürü’ olarak ticareti yapılıyordu, hatta 1273 yılında Londra’da sebep olduğu çevre kirliliği nedeniyle kullanımı yasaklanmıştı. 1709 yılında Abraham Darby, demir cevherini ergitmede odun kömürü yerine kok kömürünü kullandı. Demirin fiyatı düştü, demir ürünleri ucuzladı ve ucuz [...]
continue reading.....
Posted in February 11th, 2009
Endüstri Devriminin kimyaya başlattığı ilgi, yeni metallerin keşfine ve bunların kullanım alanlarının bulunmasına yol açtı. Buna rağmen metalik cevherlerin yeni kaynaklarının bulunması için herhangi bir zorunluluk veya gereksinim yoktu. Kaynaklar yeterliydi, şans eseri yapılan bulgular da mineral keşiflerini arttırıyordu.
continue reading.....
Posted in February 11th, 2009
Bakırın keşfini diğer metaller izledi. Altın da gümüş gibi M.Ö. 4000 yılından beri biliniyordu. Her ikisi de nabit metal olarak çıkartılıyordu. Jason’ın Altına Hücum efsanesi kesinlikle Bronz Çağındaki, Doğu Karadenize yapılan altına hücuma dayanmaktaydı. O dönemde bölgedeki alüvyal altın koyun derileriyle toplanıyordu. Bu yöntem günümüzde bile basit madencilikte kullanılmaktadır. Kısa bir süre sonra gümüşün kurşun [...]
continue reading.....